Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor

Uzmanlar, evcil hayvanlarla büyüyen çocukların psikolojik gelişimlerinin olumlu etkilendiğini ve yalnızlık hislerinin azaldığını belirtiyor.

Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor
3 dakikalık okuma

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, evcil hayvanlarla birlikte büyümenin çocukların psikolojik ve psikososyal gelişimleri üzerindeki önemli etkilerini değerlendirdi.

Koşulsuz Sevgi ve Sorumluluk Bilinci

Klinik Psikolog Cumali Aydın, evcil hayvanlarla kurulan ilişkinin çocuklar için sadece eğlenceli bir deneyim olmadığını, aynı zamanda güçlü bir duygusal bağ kurma fırsatı sunduğunu ifade etti. Aydın, “Evcil hayvanla büyümek, çocuğun dünyasına koşulsuz sevgiyi ve yargısız bir dostluğu somut bir şekilde sokar. Bu ilişki, özellikle okul öncesi dönemde çocuğun güvenli bağlanma duygusunu pekiştirir; çocuk, kendisini olduğu gibi kabul eden bir canlıyla kurduğu bağ sayesinde daha yüksek bir öz saygı geliştirir.” şeklinde konuştu. Amerikan Psikoloji Derneği’nin (APA) yayımladığı bir çalışma, evcil hayvan sahibi çocukların, hayvanı olmayan akranlarına kıyasla daha yüksek benlik saygısı ve daha düşük yalnızlık seviyeleri bildirdiğini ortaya koymuştur. Bu bağın, çocuğun zihninde 'Ben sevilmeye değerim ve sevebilirim' temel inancını yeşerttiğini ve ileriki yaşlarda kurulacak sağlıklı ilişkilerin temelini oluşturduğunu vurguladı.

Evcil hayvan bakımına katılmanın çocuklara sorumluluk kazandırdığını belirten Aydın, “Kafesteki kuşun suyunu tazelemek ya da köpeğin su kabını doldurmak gibi basit görevler, çocuğa erken yaşta ‘Benim eylemlerimin başka bir canlının hayatında bir karşılığı var’ fikrini aşılar ve bu, sorumluluk bilincinin özüdür.” dedi. Ancak sorumluluğun çocuğun bilişsel ve motor gelişimine uygun olması gerektiğinin altını çizdi. Bir araştırma, özellikle 3-6 yaş aralığından itibaren evcil hayvan bakımına aktif olarak katılan çocukların, sosyal sorumluluk alma ve başkalarının ihtiyaçlarını fark etme konusunda daha duyarlı olduklarını göstermiştir. Bu görevlerin ceza gibi değil, keyifli bir oyunun parçası gibi sunulması gerektiğini ekledi.

Sakinleşme ve Sosyal Köprü Etkisi

İçe kapanık veya yalnızlık yaşayan çocuklar için evcil hayvanların “sessiz bir sosyal köprü” işlevi gördüğüne dikkat çeken Cumali Aydın, “Evcil bir dost, hiçbir sözcüğe ihtiyaç duymadan orada olan, çocuğu konuşmaya ya da performans göstermeye zorlamayan bir sosyal köprü işlevi görür.” ifadelerini kullandı. Evcil hayvanların aynı zamanda çocuğun akranları tarafından bir sosyal mıknatıs gibi algılanmasını sağladığını ve doğal sohbet ortamları yarattığını belirtti. Evcil hayvanlarla kurulan ilişkinin duygu düzenleme becerileri açısından da önemine değinen Aydın, “Öfkelendiğinde ya da üzüldüğünde köpeğine sarılan bir çocuğun kalp atışları yavaşlar, bedenindeki stres hormonu kortizol seviyesi düşer; bu, biyolojik bir sakinleşme tepkisidir.” dedi. Bir çalışma, evcil hayvan sahibi çocukların duygu düzenleme stratejilerini daha etkin kullandığını ve stresli durumlarla başa çıkmada akranlarına göre belirgin bir avantaja sahip olduklarını göstermiştir.

Özel Gereksinimli Çocuklara Destek

Hayvan destekli etkileşimlerin özel gereksinimli çocuklar ve otizm spektrum bozukluğu olan bireyler için de önemli uygulamalar arasında yer aldığını belirten Aydın, “Otizm spektrumunda sıklıkla gördüğümüz, sosyal ipuçlarını okuma zorluğu, hayvanlar söz konusu olduğunda farklı bir kanaldan aşılabilir.” diye konuştu. Bir köpeğin beden dilinin insanlarınki kadar karmaşık ve soyut olmadığını, bu öngörülebilirliğin otizmli bir çocuk için büyük bir güven duygusu yarattığını ifade etti. Araştırmalar, otizmli çocukların özel olarak eğitilmiş hizmet köpekleriyle birlikteyken kortizol seviyelerinin düştüğünü ve sosyal etkileşim davranışlarında anlamlı bir artış olduğunu kanıtlamıştır.

Evcil Hayvan Sahiplenme Kararı

Cumali Aydın, evcil hayvanların çocuk gelişimine katkılarından söz edilirken, her çocuğun ve her ailenin evcil hayvan sahibi olmaya hazır olduğunun düşünülmemesi gerektiğini vurguladı. “Hazır bulunuşluk, takvim yaşından ziyade çocuğun mizacına ve dürtü kontrolüne bağlıdır.” diyen Aydın, ailelerin kendi motivasyonlarını sorgulaması ve canlının ömür boyu sorumluluğuna hazır olup olmadıklarını dürüstçe yanıtlamaları gerektiğini belirtti. Evcil hayvanın çocuğa sorumluluk öğretmek için alınan bir ders materyali değil, ailenin yeni bir ferdi olduğunu hatırlattı ve eğer ebeveyn asıl bakımı üstlenmeye gönüllü değilse, hayvanı eve almamak en doğrusu olacağını söyledi.

İlgili Haberler

Mevlid Kandili: İmanı ve Peygamber Sevgisini Yenileme Fırsatı

Mevlid Kandili: İmanı ve Peygamber Sevgisini Yenileme Fırsatı

Aşırı Sıcaklar Beyin Kimyasını Değiştiriyor

Aşırı Sıcaklar Beyin Kimyasını Değiştiriyor

Şiddet: Genetik Yatkınlık mı, Kültürel Etki mi?

Şiddet: Genetik Yatkınlık mı, Kültürel Etki mi?

Sıcak Hava ve Nem Cilt Mantarını Tetikliyor

Sıcak Hava ve Nem Cilt Mantarını Tetikliyor