Prof. Tarhan: Peygamber'in Hedefi Gönülleri İnşa Etmekti

Üsküdar Üniversitesi'nde düzenlenen 3. Al-i Beyt Sempozyumu'nda konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Hz. Muhammed'in gönülleri kazanmaya odaklandığını vurguladı.

Prof. Tarhan: Peygamber'in Hedefi Gönülleri İnşa Etmekti
4 dakikalık okuma

Âlemlere Rahmet olarak anılan Hz. Muhammed'in 1500. doğum yılı anısına Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen “3. Al-i Beyt Sempozyumu” başladı. “Nebevî Mirasın Işığında İslam Medeniyeti” temasıyla NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu'nda düzenlenen etkinlik, Hafız İbrahim Yağız’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle açıldı. Sempozyumun başlangıç konuşmaları, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Müftü Yardımcısı Zekeriya Bülbül, Amman Mearic İslami Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Şeyh Avn el-Kaddûmî, Afroasya Üniversiteler Birliği İcra Direktörü Prof. Dr. Ashraf Abdul Rafi Al-Darfaili ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Zelka tarafından yapıldı.

Teknoloji Doğru Amaçlarla Kullanılabilir

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Hz. Muhammed'in doğumunun 1500. yılına ve Hicri yılbaşına denk gelen bu sempozyumu “anlamlı bir tevafuk” olarak nitelendirdi. Konuşmasında dikkat çekici bir örnek veren Tarhan, günümüzde yaşasaydı Hz. Muhammed'in toplumu düzeltmek için nasıl bir yol izleyeceğini yapay zekâya sorduğunu paylaştı. Yapay zekânın verdiği cevapların önemine değinen Prof. Dr. Tarhan, teknolojinin sadece olumsuz değil, doğru amaçlarla da kullanılabileceğini belirterek şunları aktardı: "Yapay zekâ, 'Toplumun düzelmesini istiyorsanız önce kalpleri, sonra aileleri, sonra kurumları düzeltin. Ahlak kanun korkusuyla değil, Allah bilinci ve vicdanla ayakta kalır. Yuvayı ve vicdanı güçlendirin. Allah katında en üstün olanınız O'na karşı en çok takva sahibi olanınızdır. Güzel ahlakı yeniden merkeze alın. Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim. Çocukları doğruluk, sabır, paylaşma, empati ve sorumluluk gibi değerlerle yetiştirin. Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder. İsraf ve tüketim tutkusundan sakının. Dijital dünyada da ahlakı koruyun; gıybeti, iftirayı ve nefret söylemini sosyal medyada da işlemeyin. Teknolojiyi insanlığa hizmet için kullanın. Ahlakı sadece konuşmayın, yaşayın. Çocuklarınıza servetten önce karakter bırakın. Güçlü olduğunuzda adil, zengin olduğunuzda cömert, öfkelendiğinizde sabırlı olun. İnsanların kusurlarını aramak yerine kendi nefsinizi düzeltin. Toplum, kanunlarla değil; vicdanı diri, sözü doğru ve emanete sadık insanların çoğalmasıyla yeniden ayağa kalkar. Toplumun ahlakı fertlerin vicdanıyla başlar, ailede kök salar, adaletle korunur, merhametle büyür ve güzel örneklerle nesilden nesile aktarılır.' diyor."

Hedef İktidar Değil, Gönüllerdi

Bu değerlendirmelerin günümüz koşullarını anlama açısından kritik olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, içinde bulunulan dönemi Medine değil, Mekke dönemi olarak ele almaları gerektiğini düşündüğünü ifade etti. Hz. Muhammed'in Mekke dönemindeki tebliğ yöntemine vurgu yapan Tarhan, bu dönemin günümüz için önemli mesajlar taşıdığını dile getirdi: "Mekke dönemi 13 yıl sürdü. Her türlü ambargo ve baskıya rağmen Resulullah hiçbir zaman fiziki mücadeleyi öncelemedi. Hazreti Ömer'in karşılık verilmesi yönündeki tekliflerine rağmen kalplere hitap etmeyi seçti. Kendisine 'Sana Mekke'nin yönetimini verelim, davandan vazgeç' denildiğinde bunu kabul etmedi. Eğer siyasi güç peşinde olsaydı Mekke'nin emiri olur, insanları zorla Müslüman yapmaya çalışabilirdi. Fakat onun hedefi iktidar değil, gönülleri inşa etmekti. İslamiyet'i sevdirmek, insanları ikna etmek ve kalpleri kazanmak üzerine bir yöntem geliştirdi. Bugün bizim de önceliğimiz insanlara İslamiyet'i zorla kabul ettirmek değil, sevdirmek, ikna etmek ve gönüllerde yer edinmesini sağlamak olmalıdır."

İslam Medeniyeti Bireyden Başlar

İstanbul İl Müftü Yardımcısı Zekeriya Bülbül ise konuşmasında, İslam medeniyetinin temelinin bireyin kendisinden atıldığını vurguladı. "İslam medeniyetinin birinci ayağı, o medeniyetin inşasına aday olmuş kulların salihliğinden geçmektedir. İslam medeniyetinin inşasında ilk hedef kitlesi kişinin bizzat kendisidir. Kişi Allah ile arasındaki bağını güçlü tutmalı, Peygamber sevgisini diri tutmalıdır ki bu medeniyetin salih kul örneği önce kendi hayatında tezahür edebilsin." ifadelerini kullandı. Sempozyumun aile, bağlılık ve insanın inşası başlıklarına odaklanmasını önemli bulduğunu belirten Bülbül, modern çağın dijital dönüşümünün getirdiği risklere de dikkat çekti. Teknolojiye aşırı güvenmenin tehlikelerine işaret eden Bülbül, "Elimizden telefonun düşmediği, yapay zekânın hayatın merkezine yerleştiği bir çağda yaşıyoruz. Hatta birbirimizi tanımada bile kendi aklımıza, kendi medeniyetimizin birikimine güvenmek yerine başkalarının geliştirdiği yapay zekâya güvenmeye başladığımızı gördüğümde kendimden korktuğumu ifade etmek isterim." değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Bülbül'e Prof. Dr. Nevzat Tarhan tarafından plaket ve kitap seti takdim edildi.

Sempozyum Hayırlara Vesile Olsun

Amman Mearic İslami Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Şeyh Avn el-Kaddûmî, sempozyumun Hicri yılın ilk günlerinde ve Muharrem ayı vesilesiyle düzenlenmesinin anlamlı bir tesadüf olduğunu belirtti ve etkinliğin İslam dünyası ve insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Hz. Muhammed'in doğumunun 1500. yılına adanan sempozyum temasının isabetli bir seçim olduğunu ifade eden el-Kaddûmî, modern insanın yaşadığı manevi ve toplumsal krizlere dikkat çekti.

İlgili Haberler

DEÜ, COP31 İçin Kapsamlı Bilimsel Hazırlıklar Yaptı

DEÜ, COP31 İçin Kapsamlı Bilimsel Hazırlıklar Yaptı

YKS Sonuçları: Son Sınıfların %45'i Tercih Yapmadı

YKS Sonuçları: Son Sınıfların %45'i Tercih Yapmadı

Urla'da Gençlik Akademisi İçin TEV Ortaklığı

Urla'da Gençlik Akademisi İçin TEV Ortaklığı

Efes Selçuklu Çocuklar Robotik Kodlama Sertifikası Aldı

Efes Selçuklu Çocuklar Robotik Kodlama Sertifikası Aldı