Doğal Atıştırmalık Trendi Yükselişte: Hurma Öne Çıkıyor
Tüketicilerin işlenmiş gıdalardan uzaklaşarak hurma gibi doğal besinlere yönelmesi, sağlıklı ve uzun süreli enerji arayışını ortaya koyuyor. Uzmanlar, hurmanın faydaları ve dengeli tüketimi hakkında bilgiler verdi.
21 Temmuz Abur Cubur Günü vesilesiyle Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Moleküler Biyoloji ve Genetik (İngilizce) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhsin Konuk, sağlıklı atıştırmalık tercihlerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Günümüzde bireylerin ultra işlenmiş gıdalar yerine hurma gibi doğal alternatiflere yöneldiğini belirten Prof. Dr. Konuk, bu tercihin temelinde hurmanın kan şekerini ani yükseltmeden uzun süreli enerji sağlaması, lif açısından zengin olması ve yapay katkı maddeleri içermeyen 'temiz' bir gıda olmasının yattığını ifade etti. Ayrıca, hurmanın kanser ve obezite gibi hastalıkların tetikleyicisi olan yapay maddelerden arınmış olmasının da tercih edilmesinde büyük rol oynadığını vurguladı.
Hurma: Besleyici Bir Meyve, Mucizevi Bir Gıda Değil
Son dönemde hurmanın 'süper gıda' olarak nitelendirilmesinin doğru anlaşılması gerektiğini söyleyen Dr. Konuk, hurmanın zengin lif, vitamin, mineral ve antioksidan içeriğiyle oldukça besleyici olduğunu belirtti. Ancak yüksek fruktoz ve glikoz içeriği nedeniyle kontrollü tüketilmesi gerektiğini ekledi. Konuk, hurmanın sağlıklı beslenmenin değerli bir parçası olduğunu ancak tek başına 'mucizevi' bir besin olarak görülmemesi gerektiğini dile getirdi. Prof. Dr. Konuk, hurmanın yüksek diyet lifi sayesinde sindirim sistemini desteklediğini, uzun süre tokluk hissi sağlayarak kilo kontrolüne yardımcı olduğunu söyledi. Özellikle pektin içeriği sayesinde bağırsak hareketlerini düzenlediğini, ayrıca B6 vitamini ile birlikte az miktarda A, C, K vitaminleri ve folat içerdiğini kaydetti. Kalp ritmi ve kan basıncını dengeleyen potasyum, kas ve kemik sağlığını destekleyen magnezyum, kansızlığı önleyen demir ve kemik gelişiminde rol oynayan kalsiyum ve fosforun da hurmada bulunduğunu ekledi.
Rafine Şekere Sağlıklı Alternatif: Porsiyon Kontrolü Şart
Prof. Dr. Muhsin Konuk, hurmanın rafine şekere kıyasla lif, vitamin ve mineral açısından çok daha besleyici bir alternatif olabileceğini dile getirdi. Hurmanın hamur işleri, kek ve tatlılarda püre, öz veya şurup formunda kullanılabileceğini ancak yüksek doğal şeker içerdiği için miktar kontrolünün önemini vurguladı. Kan şekeri kontrolü açısından günlük porsiyonun yaklaşık üç orta boy hurma olduğunu belirten Konuk, kan şekerinin ani yükselişini önlemek amacıyla hurmanın ceviz, badem gibi yağlı tohumlarla veya süt, yoğurt gibi protein kaynaklarıyla birlikte tüketilmesini önerdi. Bu kombinasyonların şekerin kana karışma hızını yavaşlattığını ifade etti.
Sporcular İçin Doğal Enerji Kaynağı ve Kronik Hastalıklara Karşı Koruma
Özellikle spor yapan bireyler için hurmanın güçlü bir enerji kaynağı olduğunu belirten Prof. Dr. Konuk, yüksek lif, doğal şeker (fruktoz ve glikoz), potasyum ve magnezyum içeriği sayesinde sindirimi kolay, mideyi yormayan ve kas glikojen depolarını hızla dolduran bir besin olduğunu söyledi. Antrenmandan 30-45 dakika önce tüketilen bir porsiyon hurmanın egzersiz performansını artırabileceğini ekledi. Ayrıca, doğal ve lifli besinlerin ağırlıkta olduğu bir beslenme modelinin birçok kronik hastalığın önlenmesine katkı sağladığını ifade eden Konuk, hurma tüketiminin insülin direnci ve obezite risklerini azaltabileceğini, kan basıncını düzenleyebileceğini ve antioksidan yapısıyla kronik inflamasyonu baskılayabileceğini belirtti. Yüksek potasyum ve çözünür lif içeriği sayesinde kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı olduğunu, düşük-orta glisemik indeksi sayesinde de kan şekerinde ani dalgalanmalar yaratmadan dengeli enerji sağladığını vurguladı.
Bağırsak Sağlığı ve Nörodejeneratif Hastalıklara Karşı Kalkan
Prof. Dr. Konuk, hurmanın bağırsak sağlığına da önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Yüksek posa oranının bağırsak hareketlerini düzenleyerek kabızlığı önlediğini, prebiyotik etkileri sayesinde yararlı bağırsak bakterilerinin gelişimini desteklediğini belirtti. Midede uzun süre kalarak tokluk hissini artırdığını ve sağlıksız atıştırmalık tüketimini azalttığını ekledi. Yapısındaki fenolik bileşikler ve flavonoidler gibi güçlü antioksidanların, vücudu serbest radikal hasarına karşı koruyarak kanser ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların önlenmesine katkıda bulunduğunu sözlerine ekledi. Ayrıca, gebeliğin son dönemlerinde hurma tüketiminin doğum sürecini destekleyebileceğine dair bilimsel araştırmaların bulunduğunu belirten Prof. Dr. Konuk, hurmanın içerdiği oksitosin benzeri bileşikler ve reseptör uyarıcı etkisiyle rahim kaslarını harekete geçirerek doğum eylemini hızlandırabileceğini ve doğum sonrası kanamaları azaltabileceğini dile getirdi.
İlgili Haberler

Akran Zorbalığı Dijital Dünyaya Taşındı

Okul Çantası Seçimi: Hafiflik ve Doğru Taşıma Önemli

82'lik Kayalı Yavuz Bastonunu Bıraktı

