Elektrikli Araç Yangınları: Belirtiler ve Önlemler
Uzmanlar, elektrikli araçlardaki lityum iyon batarya yangın risklerine dikkat çekerek, şarj güvenliğinden kaza sonrası adımlara kadar önemli uyarılarda bulundu.
Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi ve Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, son dönemde artan elektrikli araç yangınları hakkında detaylı açıklamalarda bulundu. Şener, lityum iyon bataryaların potansiyel tehlikelerinden, güvenli şarj yöntemlerinden ve kaza sonrası alınması gereken tedbirlerden bahsederek, sürücülerin dikkat etmesi gereken kritik belirtilere vurgu yaptı.
Şener, dünya genelinde satılan her dört yeni otomobilden birinin elektrikli olduğunu belirterek, bu araçların artık geleceğin değil, bugünün ulaşım sisteminin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ifade etti. Bu hızlı dönüşümün beraberinde yeni teknolojiler, kullanım alışkanlıkları ve özellikle lityum iyon bataryaların yangın potansiyeli gibi yeni riskler getirdiğini söyledi.
Termal Kaçak: Yangınların Başlangıcı
Elektrikli otomobillerin çoğunda kullanılan lityum iyon bataryaların, küçük bir hacimde yüksek enerji depolayabildiğini belirten Şener, bu özelliğin tek başına yangın nedeni olmadığını vurguladı. Ancak bataryanın normal çalışma koşullarının dışına çıkması durumunda tehlikeli süreçlerin başlayabileceğini kaydetti. Şener, “Thermal runaway” olarak bilinen termal kaçağın, hücrenin kontrol edilemez bir şekilde kendi kendine ısınması durumu olduğunu açıkladı. Bu sürecin çok yüksek sıcaklıklara, gaz çıkışına, partikül fırlamasına, dumana ve nihayetinde yangına yol açabileceğini ifade etti. Termal kaçağın temelinde, hücre içindeki bir arıza veya hücreyi normal çalışma sınırlarının dışına iten bir durumun yattığını belirtti. Şener, hücre içi kısa devre, aşırı şarj, dış kısa devre ile yüksek veya düşük sıcaklıkların termal kaçağı tetikleyebileceğini sözlerine ekledi. “Termal kaçak, yangının kendisi değildir; ancak kontrol edilemeyen ısınma, yangın ve başka tehlikeli sonuçlara dönüşebilen kritik bir olaydır” şeklinde konuştu.
Kaza, Kısa Devre ve Üretim Hataları
Elektrikli araçlarda yangın potansiyelini artıran tek bir faktör olmadığını belirten Özgür Şener, özellikle mekanik hasarların önemine dikkat çekti. “Kaza ve mekanik darbe önemli sebeplerden biridir” diyen Şener, batarya paketinin ezilmesi, delinmesi veya hücrelerin fiziksel olarak zarar görmesinin iç kısa devre gibi arızalara yol açabileceğini ifade etti. Elektriksel arızaların da önemli olduğunu, iç veya dış kısa devre, aşırı akım ve kontrol sistemlerindeki sorunların batarya hücresini normal çalışma koşullarının dışına çıkarabileceğini söyledi. Üretim ve tasarım kusurlarının da dikkate alınması gerektiğini belirten Şener, bazı kusurların kullanım sırasında ortaya çıkana kadar gizli kalabileceğini vurguladı.
Batarya Ömrü ve Şarj Güvenliği
Bataryaların yaşlanmasıyla yangın riskinin mutlaka artacağına dair genel bir sonucun doğru olmadığını belirten Şener, bataryanın kullanım ömrünü etkileyen çok sayıda faktör bulunduğunu ve yaşlanmanın tek başına bir yangın nedeni olarak değil, performans ve elektriksel özelliklerdeki değişimler açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aşırı ve düşük sıcaklıkların bataryanın çalışma koşullarını etkileyebildiğini, modern elektrikli araçlarda batarya yönetim ve termal yönetim sistemlerinin bu koşulları kontrol ettiğini ekledi.
Hızlı şarjın tek başına yangın nedeni olmadığını vurgulayan Şener, “Modern elektrikli araçlarda şarj süreci batarya yönetim sistemi ve termal yönetim sistemi tarafından kontrol edilir. Asıl önemli olan, şarjın aracın tasarımı ve üreticinin belirlediği çalışma sınırları içerisinde gerçekleştirilmesidir” dedi. Aşırı şarjın termal kaçağı tetikleyebileceğini belirten Şener, şarj cihazı ile batarya arasındaki uyumsuzluk veya yetersiz tasarlanmış bir batarya yönetim sisteminin bu duruma katkıda bulunabileceğini dile getirdi. Bu nedenle yangın potansiyelinin kaynağını sadece ‘hızlı şarj’ olarak tanımlamak yerine, uygunsuz ekipman, arızalı sistem, hasarlı batarya veya kontrol dışı çalışma koşulları üzerinden değerlendirmenin daha doğru olduğunu belirtti.
Evde Şarj ve Kaza Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Şarj güvenliğinde üreticinin belirlediği ve uygun standartlara göre kurulmuş ekipmanın kullanılmasının temel yaklaşım olması gerektiğini vurgulayan Şener, kullanıcıların hasarlı şarj kablosu ve konnektörleri kesinlikle kullanmaması gerektiğini söyledi. Ciddi bir kaza sonucu araç veya batarya hasar gördüyse, uzman değerlendirmesi yapılmadan aracın yeniden şarj edilmemesi gerektiğini ve üreticinin onaylamadığı ekipmanların kullanılmaması gerektiğini ifade etti. Evdeki şarj altyapısının aracın ve şarj cihazının gerektirdiği elektriksel kapasiteye uygun olması gerektiğini belirten Şener, “Şarj sırasında olağandışı koku, aşırı ısınma, duman, kıvılcım veya hata uyarısı görülürse şarj işlemi güvenli şekilde sonlandırılmalı ve profesyonel yardım alınmalıdır” uyarısında bulundu. Şener, evde şarjı “sıradan bir elektrikli cihazı prize takmak” yerine, yüksek güç çeken bir elektrikli araç sisteminin güvenli bir şekilde beslenmesi olarak görmek gerektiğini belirtti.
Elektrikli araç kullanıcılarının özellikle bilmesi gereken konulardan birinin kaza sonrası gecikmiş yangın ihtimali olduğuna işaret eden Şener, “Bir kaza sonrasında elektrikli araç hemen yanmayabilir. Hatta araç çalışmaya devam edebilir. Ancak bu durum yüksek voltajlı bataryanın hasarsız olduğu anlamına gelmez” diyerek, kaza sonrası dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi.
İlgili Haberler

Akran Zorbalığı Dijital Dünyaya Taşındı

Okul Çantası Seçimi: Hafiflik ve Doğru Taşıma Önemli

82'lik Kayalı Yavuz Bastonunu Bıraktı

