Göz Cerrahisinde Robotik ve Akıllı Lens Devrimi

Göz cerrahisinde yaşanan teknolojik ilerlemeler, robotik sistemler ve yeni nesil akıllı lensler sayesinde hasta tedavilerinde hassasiyet ve yaşam kalitesi artıyor. Türkiye, uluslararası eğitimde de önemli bir rol üstleniyor.

Göz Cerrahisinde Robotik ve Akıllı Lens Devrimi
4 dakikalık okuma

Göz hastalıkları tedavisinde son yıllarda kaydedilen teknolojik gelişmeler, hem tedavi süreçlerinin etkinliğini hem de hastaların günlük yaşam kalitesini ciddi oranda yükseltiyor. Robot destekli katarakt operasyonları, en yeni lazer sistemleri ve trifokal (akıllı) göz içi mercekleri gibi yenilikler, bireylere daha doğru, güvenli ve konforlu tedavi imkanları sunarken, genç göz doktorlarının bu ileri teknikler konusunda uluslararası düzeyde eğitilmesi de kritik bir önem taşıyor. Türkiye, bu alandaki küresel dönüşümde aktif bir rol üstleniyor.

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Banu Coşar'ın Avrupa Katarakt ve Refraktif Cerrahlar Derneği (ESCRS) Program Komitesi'ne seçilmesi ve Acıbadem Üniversitesi'nin, ESCRS tarafından genç oftalmologlar için uluslararası bir eğitim merkezi olarak belirlenmesi, Türkiye'nin göz cerrahisindeki akademik ve eğitimdeki gücünü uluslararası alanda kanıtlıyor. Prof. Dr. Banu Coşar, teknolojinin göz cerrahisindeki değişimle birlikte hasta beklentilerinin de farklılaştığını belirtiyor. Günümüzde tedavilerin sadece hastalığı ortadan kaldırmakla kalmayıp, hastaların gözlüksüz, kaliteli ve aktif bir yaşam sürmelerine odaklandığını ifade eden Coşar, “Teknolojideki ilerlemeler sayesinde tedaviler daha güvenli, daha hassas ve kişiye özel planlanabiliyor” diyor. Özellikle miyopi, hipermetropi ve astigmatizma tedavisinde kullanılan FemtoLASIK ve SILK teknolojileri, kornea dokusuna daha kontrollü müdahale imkanı sunarak hastaların günlük aktivitelerine daha hızlı dönmesini sağlıyor.

Robot Destekli Cerrahi ile Yüksek Hassasiyet

Katarakt tedavisinde de teknolojinin cerrahi yöntemleri dönüştürdüğünü vurgulayan Prof. Dr. Banu Coşar, femtosaniye lazer destekli robotik katarakt cerrahisinin (FLACS), geleneksel operasyonlarda cerrahın el ile yaptığı kritik aşamaların bilgisayar kontrollü lazer teknolojisiyle çok daha hassas planlanmasına ve uygulanmasına olanak tanıdığını belirtiyor. Kornea kesilerinin oluşturulması, göz merceğinin açılması ve kataraktın parçalanması gibi işlemlerin mikron düzeyinde hassasiyetle yapılabildiğini söyleyen Coşar, bu sayede cerrahinin öngörülebilirliğinin arttığını dile getiriyor. Robot destekli sistemlerin cerrahi planlamada öngörülebilirliği artırırken, özellikle hassas uygulamalarda önemli avantajlar sağladığını belirten Coşar, bu gelişmelerin hem cerrahın işini kolaylaştırdığını hem de hasta güvenliğini destekleyen önemli teknolojik katkılar sunduğunu ifade ediyor. Gelişen teknolojiyle birlikte katarakt ameliyatlarının dikişsiz ve damla anestezisiyle ortalama 15 dakika sürdüğünü ve hastaların aynı gün evlerine dönebildiğini ekliyor. Cerrahinin ardından görme yetisinin daha kısa sürede toparlandığını belirten Prof. Dr. Coşar, “Bugün ise uygun hastalarda ertesi gün normal yaşama büyük ölçüde dönmek mümkün olabiliyor. Bu hem hasta konforunu artırıyor hem de yaşam kalitesine önemli katkı sağlıyor” değerlendirmesinde bulunuyor. Katarakt cerrahisinin artık sadece bulanıklaşan doğal merceğin değiştirilmesinden ibaret olmadığını, aynı zamanda refraktif cerrahinin de önemli bir parçası haline geldiğini vurguluyor. “Artık sadece kataraktı tedavi etmiyoruz; hastanın göz numarasını ve yaşam beklentilerini de değerlendirerek kişiye özel bir görme planı oluşturabiliyoruz” diyor.

Akıllı Lenslerle Kişiye Özel Görme

Yeni nesil trifokal (akıllı) göz içi lenslerin hem uzak hem orta hem de yakın mesafede kaliteli görüş sunduğunu ifade eden Prof. Dr. Banu Coşar, bu lenslerin her hasta için standart bir uygulama olmadığını, en başarılı sonuçların ayrıntılı değerlendirme sonrasında doğru hasta ve doğru lens eşleştirmesiyle elde edildiğini söylüyor. Hastaların yaşam tarzına göre farklı özellikler sunan ileri teknoloji göz içi lens seçenekleri bulunduğunu belirten Coşar, ameliyat öncesinde gözün biyometrik ölçümlerini, kornea yapısını, retina sağlığını ve hastanın günlük yaşam alışkanlıklarını ayrıntılı biçimde değerlendirerek kişiye en uygun lensi planladıklarını ve bu kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımının hasta memnuniyetini önemli ölçüde artırdığını belirtiyor. Prof. Dr. Coşar, “Gelişmiş göz içi lens teknolojileri doğru hasta değerlendirmesiyle uygulandığında hastaların yaşam konforunu önemli ölçüde artırabiliyor. Günümüzde katarakt cerrahisi, yalnızca görmeyi geri kazandıran değil, kişinin yaşam kalitesini yeniden şekillendiren bir tedavi alanı haline geldi” ifadelerini kullanıyor. Gelecekte göz cerrahisinin daha da kişiselleşeceğini belirten Prof. Dr. Banu Coşar, yapay zeka destekli cerrahi planlama sistemleri, daha gelişmiş görüntüleme teknolojileri ve yeni nesil biyouyumlu lenslerin tedavi başarısını daha da yukarı taşıyacağını vurgulayarak, “Önümüzdeki yıllarda her hastanın göz yapısına ve görme ihtiyaçlarına göre çok daha hassas planlanmış tedavilerden söz edeceğiz. Teknoloji ilerledikçe hedefimiz yalnızca görmeyi geri kazandırmak değil; her hastaya yaşam biçimine en uygun görme kalitesini sunabilmek olacak” sözleriyle konuşmasını tamamlıyor. Acıbadem Üniversitesi, ESCRS tarafından yetkilendirilen eğitim merkezlerinden biri haline gelerek genç oftalmologlara refraktif cerrahi, FemtoLASIK, SILK, robotik katarakt cerrahisi (FLACS) ve premium göz içi lens uygulamaları konularında uluslararası standartlarda eğitim veriyor.

İlgili Haberler

Akran Zorbalığı Dijital Dünyaya Taşındı

Akran Zorbalığı Dijital Dünyaya Taşındı

Okul Çantası Seçimi: Hafiflik ve Doğru Taşıma Önemli

Okul Çantası Seçimi: Hafiflik ve Doğru Taşıma Önemli

82'lik Kayalı Yavuz Bastonunu Bıraktı

82'lik Kayalı Yavuz Bastonunu Bıraktı

Çankaya'da Ücretsiz Diş Tedavisi İmkanı

Çankaya'da Ücretsiz Diş Tedavisi İmkanı